Ana Menü

Mushroom Photo

Kategori: Siyaset

367 kişi mi?

Apr 27, 11:25 PM
Commenting is closed for this article.


Takdir.name’den…

İlk oturum bugün gerçekleşti. Ve bende canlı olarak izledim (oylama kısmında etütteydim). Ve gözlemlerimi söyleyeyim .CHP bir milletvekilini elçi gibi Kendi meclisimize göndermiş (sanki meclis AKP’nin de elçi gönderiyor gibi). Sonra o milletvekili bir konuşma yaptı. Anayasa ihlali olur 3 de 2 olmadıkça açamazsınız dedi.Ve Anayasanın sanırım 96 ve 102. maddelerini okudu. Bu maddeler kısaca anayasada aksi belirtilmedikçe bir oturum 258 kişi ile açılabileceğini ve 102. maddede de cumhurbaşkanı seçmek için 367 kişi gerektiğini yazmaktaydı. Bu konuşmadan sonra bir AKP milletvekili çıktı ve 1989 da Özal‘ın cumhurbaşkanı seçiminde ilk turdaki bir konuşmayı okudu. Aynen 6 dakika önce dinlediğimiz konuşmaydı.

Miletvekili o dönemin iktidarı olan ANAP’lılara o zaman hakkınızı ararken şimdi nerdesiniz dedi..

Sonra Bülent Arınç içtüzükten ve Anayasadan olayla ilgili maddeleri açıkladı. Oturum 258 kişiyle açılacak ve bir aday 367 oy alırsa cumhurbaşkanı seçilebilcekti.. O anda CHP milletvekili sayım istedi. Yine içtüzüğe göre 20 Miletvekilinin isteği gerekmekteydi. Bülent Arınç 20 kişi al gel dedi. Milletvekillerinin Mecliste olduğu belliydi..

Sonra oylamaya filan geçildi ve sonunda Abdullah Gül ilk turda 357 oy alarak bir seçimin birdahaki tura kaymasına neden oldu. Bu arada CHP anayasa ihlali gerekçesiyle Anayasa Mahkemesine başvurdu. Ve tabi bir söylence de(gerçek) 9 üyenin 7 sini A. Necdet Sezer’in atamış olması...


Cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül

Apr 25, 06:12 PM
Commenting is closed for this article.


Evet arkadaşlar, seçimlere 1 yıldan daha çok süre varken ortalıkta Tayyip Erdoğan hakkında Cumhurbaşkanlığına geçecek iddiaları söyleniyordu. O zamandan beri söylerim Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olmak istemiyor. Nedenine gelince kendisine göre veya hatta bana göre oldukça iyi siyasetçi (yönetici filan demiyorum, o konu beni aşar). Siyaseti iyi yapan birisi iyi düşünce gerektiren mevkiye gitmek istemez.Aslında ister ama şuanki şartlar öyle gelişmedi ve bu göreve en yatkın isim ve bence ileride Tayyip Erdoğanla takışacak kişi Abdullah Gül‘ü aday yaptılar. Sonuç olarak Abdullah Gül Cumhurbaşkanı aday adaylarının içinde en iyisiydi ve öyle kalacak gibi.. Bence yerinde bir seçim.


Yunan Tarih kitapları

Apr 2, 09:18 PM
Commenting is closed for this article.


Evet arkadaşlar. Bilindiği üzre bizim tarih kitaplarımızda Kurtuluş Savaşının sonunda Yunanlılar‘ı denize dökmek gibi bir olay var ve bunun benzerlerinden de Yunanlıların kitaplarında bizim için varmış (biliyorduk gerçi ama). Ulusal Eğitim Konseyi Başkanı Profesör Thanos Veremis tarih kitaplarından Türkler’le ilgili olumsuz görüşlerin çıkartıldığını açıklamış (kaynak: NTVMSNBC – Yunan tarih kitaplarında temizlik ) Türklerin tarihinde “belirli kişilerin hata yaptıklarının” söylenebileceğini ancak, “Türklerin hepsinin birer canavar olduklarının iddia edilemeyeceğini” söyleyen Veremis, “Kendi aşırılıklarımızı unutmayalım. Yunanlar(Mora Yarımadası’ndaki) Tripolis’e girdiklerinde taş taş üstünde bırakmadılar. Bütün bunları anlatalım mı?” dedi.

Ayrıca (konuyla alakası yok ama) apayrı bir konuyunun da yorumunu size bırakıyorum.Veremis;
“Tarih kitaplarının bir İncil olmadığını ve bu kitapların yeniden yazılabileceğini” belirtmiş..


Nickinin yanına şunu koy

Nov 10, 09:59 PM
Commenting is closed for this article.


Evet arkadaşlar son zamanda hiç sevmediğim bir olay var. Millet yok şu şu nedenle nickinin yanına şunu koy ve tepki göster deniyor. Arkadaşlar tepki kime göstereceğiz? Bu mesajı almayan birisi sizin o yaptığınız işareti tepki olarak algılayabilir mi? Bu tip işlere girenler insanları uyutmak ve birbirine düşürmek için bunu yapmaktadır. Lütfen kanmayalım. Çok yakın bir zamanda insanlar ayrılacak. Nickinin başına a koyanlarla b koyanlar olarak. Sadece ayrılacak.. Başka hiçbir kazancımız olmayacak ve yine kendi kendimize düşeceğiz..


Bir 10 Kasım daha..

Nov 10, 05:56 PM
Commenting is closed for this article.


10 Kasım 1938’de ölmüştü Mustafa Kemal Atatürk. 2 gün önce tekrarlayan hastalığıyla yataktaydı. Bekleniyordu ölmesi, yani sürpriz olmadı. Ama yine de sıcaktı.. Kolay değil, tamamen kaybeden bir ülkeyi tekrar diriltmişti, tekrar morallendirmişti.. Ve şimdi o kurduğu ülkeden ayrılıyordu. Ölene kadar hiç ülke dışına çıkmamış insan…

Tanrı değildi belliydi. Ölümlüydü. Ve 83 yıl önce öldü. Ölmeden önce ardımdan ağlamayın demedi sanırım, yada ben hatırlamıyorum. Ama dedi ki “Durmadan ileriye koşun..” bu geriye dönüp bakmayın demek değil, bakın ama ona bağlanmayın demek..

Birşey daha söylerim, ilkokulda Okullarda Bayramları “Atam İzindeyiz” yazarlar.. Bende bayramda izin(tatil) yaptığımız için böyel birşey yazılır sanıyordum.. Ortaokul zamanında anladım ki “İzinde yürüyoruz Atam” manasındaymış.. Yanlış anlaşılacak bir kelime nasıl yazılır merak etmiştim.. Şimdi yeniden merak ediyorum. Acaba onu asanlar da benim çocukluk düşünceme göre mi hareket ediyorlar..

Bir büyük not daha.. 10 Kasım törenine ZFL adına katılan sınıftaydım. Tören yapıldı saat 10:00 da AKM‘de bir gösteri vardı ve güzel de oldu. Bu gösteri başlamadan sahnedeki öğrenciler gözüktüğünde sağ çaprazımdaki adamın sözleri çok gücüme gitti: “Bu öğrencilerin neden gravatları yok, Atatürk mü böyle istedi yoksa AKP mi?” Aynı böyle bir cümleydi. Hangi birine cevap vermem gerek bilemiyorum ama Atatürk‘ün böyle istediğini dile getiriyorum. Artın insanların sığ düşünceleri aşması gerektiğini düşünürdü hep.. Ayrıca heryere AKP yapıştırılması da ayrı komedi. Gösteriyi ZAAL düzenlemişti ve düzenleyenlerin de iktidarcı olmadıklarını biliyorum. Yani bu milletin neden hükümete güvenmediklerini daha doğrusu niçin milletin görüş ayrılığında olmasını anlamıyorum.. Eğer böyle gidecekse, iktidarın bırakması gerekir.. Yoksa yağan yağmurun, çakan şimşeğin hesabı da bundan sorulur.. (Küçük not: Başbakan hakkında bir yorum değildir, hükümet ve temsilcileri için konuştum..)


Karaoğlan'a elveda..

Nov 8, 07:41 PM
Commenting is closed for this article.


Evet arkadaşlar önceki gün yani 5 Kasım 2006 akşamı yaklaşık 170 gündür yattığı GATA’da hayata gözlerini tam olarak yumdu Bülent Ecevit..

Peki o gece ne oldu? Öncelikle söyleyeyim ben uyumuştum. Sabah kalkınca ailemden öğrendim. “Ecevit öldü biliyor musun?” ifadesiyle başladılar söze. Bilmiyordum çok büyük üzüntü duymadım. Belli birşeydi ölümlü dünya ve hasta bir adam..

Osmanlı İmparatorluğu filan da gelmedi aklıma.. Hasta adam lafımla.. Aklıma tek gelen Kıbrıs oldu. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti.. Kim kurdu bu ülkeyi? Kim destek çıkıyor? Hep düşünürüm güzel bir domainin sahibi ölünce domain boşa mı çıkar yoksa ailesi o mail bizim oğlumuzun/kızımızın diyerek uzatma hakkını elde edebilirler mi diye.. Sanırım edemezler. Ama kimse almazsa yeniden alabilirler.. “Armut piş azıma düş” değil yani..

Peki sonra ne oldu? Ecevit şair biriymiş. Ben hayattayken dahi güzel şiirler yazmış ama tabi ki çocukluğumda.. Bugün okudum güzel şiirlerini. İnternette de bulamadım, neyse önemli değil kimse önemsememişken.. Derken akşam ekşisözlükte incelemeler yaptım ve öldüğü akşam TRT’deki sahneyi yazıyorum:

“simdi uzucu bir haber vermek zorundayiz sevgili seyirciler.eski basbakanlarimizdan bulent ecevit hayata gozlerini yumdu.allah rahmet eylesin diyoruz ve devam ediyoruz…

-vestel manisasporun düşüşü hakkinda ne soyleyebiliriz?
-...

TRT 1 Telelig Programı”

Yanlış anlamayın ama Atatürk yaşasa ve dün ölseydi de bu zihniyet aynısını yapmaz mıydı? Yok canım yapmazdı diyerek belki de kendimi avutuyorum.. (tabi canım Yok daha neler?)



Canlı Tv Lafmacun Cep Diyet Kepçe Estetik Logo Nedir

İçerik